Kitap Yorumu: Mem û Zîn # Mehmet Ulukışla Kişisel Blog

mem u zin kitap yorumu

Kitap Yorumu: Mem û Zîn

Okuduğum kitap çeviri olduğu için çevirmeni veya Mem û Zîn destanının yazarı Ahmedi Xani’yi eleştirecek-yorumlayacak değilim. Sadece çeviriden başkahramanımız Zîn’in mum ile konuşma sahnesini paylaşıp -eğer edebi bir esere susamışsanız- şiddetle tavsiyemi sunuyorum.

Zîn, geceleri de genelde kendi odasında yalnız başına uyanık kalırdı. Çoğu kez odada yanan mumlardan birinin yanında oturur; nasıl yandığını, gözyaşı gibi her tarafından akan damlalarını ve eriyip yok oluşunu seyrederdi. Bu tür düşüncelere daldıkça kendisinin de o mumlar arasında bir muma dönüştüğünü hissediyor, onlar gibi eriyip sonra sönmeye doğru yürüdüğünü görüyordu. Ardından gözlerini yanında oturduğu muma dikip ona şöyle derdi:

“Ey önümde ayakta durup benim gibi yanan kız kardeşim! Benim acılarımla seninkiler arasında, doğu ile batı arasındaki mesafe kadar fark vardır. Bunun için şükredip gıpta etmelisin. Senin ateşin sadece dışından yükselir, benimkinin alevi ise kalbimin derinliğinden içimi yakarak yükselir. Senin ateşin sadece sendeki fitile temas eder onu geçmez. Benimki ise, alevi ruhumun her tarafını sararak içimi ve dışımı her tarafında savaş ilân etmişçesine geçtiği yeri yakmadan rahat durmuyor.

Sendeki ateş, tepende etrafını aydınlatan bir ışık iken, bendeki, içimde etrafımı karartan kesif bir dumandır.

O, senin dilinde beyan, ifade ve balagatten bir büyü iken, kalbimde ve kaburgalarımın arasında konuşma gücümü yitiren yakıcı acılar bütünüdür.”

Category

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir